Kategori arşivi: genel

“WARFACE” FPS OYUNU 2018’DE KENDİNDEN ÇOK BAHSETTİRECEK

Warface’in Yeni Güncellemesi “Battle Royale” Oyuncularla Buluştu. Bu güncelleme ile oyuncular grafik bakımından olağanüstü görüntülere sahip mekanlarda oyun deneyimi yaşayacaklar. Üstelik bu güzel mekanlarda oyun oynamak ücretsiz.

Crytek İstanbul ofisi tarafından oyun hakkında basına duyurulan açıklama  ile Crytek’in Ücretsiz FPS Oyunu Warface, 2018’e Bomba Gibi Gireceği ifade ediliyor.

Crytek’in %100 Türkçe, ücretsiz Online FPS oyunu Warface; beklenen güncellemesi ve yeni oyun modu Battle Royale ile 2018’e bomba gibi giriyor. Bütün oyuncular, Cryengine’in gücü ile hazırlanmış olağanüstü grafiklere sahip mekanlarda yepyeni ve ücretsiz bir oyun deneyimi yaşamaya davetliler!

Görsel 5

Free to Play oyun olmanın hakkını veren ekonomi yapısı, hiç bir oyunda olmadığı kadar çok oyun modu, birbirinden heyecanlı operasyonları ve türünün en iyi grafikleri ile, FPS ve mücadele duygusunu seven tüm oyuncuları buluşturan Warface, yeni oyun modu Battle Royale ile sizi rekabetin en gerilimli ve heyecanlı dünyasına davet ediyor.

Dünyayı kasıp kavuran Battle Royale oyun modu, Warface ile birlikte ücretsiz olarak oyuncular ile buluşuyor. 2018 yılında daha bir çok heyecan verici yenilik ile oyuncuların karşısına çıkmaya hazırlanan Warface, ilk büyük adımını yeni güncellemesi ile atıyor. Herkesin tek bir canının bulunduğu, raund süresinin olmadığı, 16 kişinin katıldığı ama sadece 1 kişinin hayatta kalacağı Yeni PvP modu Battle Royale ile Warface oyuncularını rekabet dolu bir oyun deneyimi bekliyor. Strateji ve taktiğin yanı sıra bireysel yeteneğin de öne çıktığı modda, oyuncular bir yandan rakiplerini saf dışı bırakırken diğer yandan gittikçe küçülen haritada hayatta kalmaya çalışıyor!

Güncelleme ile birlikte yepyeni silahlar, sevilen silahların özel versiyonları, her sınıf için üniformalar, açılmayı bekleyen pek çok yeni başarım ve üç yeni yüksek rütbe oyuncular ile buluşuyor. Warface’in heyecan verici kooperatif oyun deneyimi ve yüksek tempolu aksiyonu, tüm bu yenilikler ile birlikte katlanarak oyun ve mücadele keyfini arttırıyor.

Warface’e hemen kayıt olmak için www.warface.com.tr adresini; güncelleme ile ilgili haber için http://bit.ly/warfacebattleroyale adresini, güncellemenin yama notları detaylarını görmek içinse http://bit.ly/battleroyaleyamanotlari ziyaret edebilirsiniz.

Ayrıca etkinliklerden haberdar olmak ve Warface oyun içi hediyeler kazanmak için Facebook sayfamızı da takip edebilirsiniz:”

https://www.facebook.com/WarfacegameTR

 

WF Standard Logo_BlackWarface Hakkında

Warface, içeriğinde pek çok oyun modu ve silah çeşidi bulunduran takım tabanlı, rekabetçi bir aksiyon FPS oyunudur. Oyunda Piyade, Paramedik, Keskin Nişancı ve Mühendis sınıfları bulunur. Bu sınıflar, ekip çalışmasıyla PvE modlarda kötü Blackwood ordusuna karşı, PvP modlarda ise birbirlerine karşı mücadele ederler. Oyunu www.warface.com.tr adresinden indirebilirsiniz.
Crytek Hakkında

Crytek, bağımsız bir oyun geliştirici, yayıncı ve son teknoloji ürünü 3D oyun geliştirme çözümü CRYENGINE ile sınırları zorlayan bir teknoloji sağlayıcısıdır. Merkezi Frankfurt’ta (Almanya) olan Crytek’in Kiev (Ukrayna) ve İstanbul’da (Türkiye) stüdyoları bulunmaktadır. Orijinal Far Cry, Crysis serisi, Ryse: Son of Rome, Warface, Robinson The Journey ve The Climb gibi oyunlar başta olmak üzere pek çok ödüllü ürüne imzasını atan Crytek; PC, konsol ve VR platformlarında eğlenceli ve yenilikçi bir oyun deneyimi sunmakta, oyun hizmetleri sektöründeki yerini daha da sağlamlaştırmaktadır. Bütün Crytek oyunları, “İstediğin Kadar Öde” iş modeliyle tüm oyun geliştiricilerine açık olan oyun motoru CRYENGINE ile üretilmektedir.

 

Daha detaylı bilgi için www.crytek.com ve www.cryengine.com adreslerini ziyaret edebilirsiniz.

Görsel 1

Görsel 2 Görsel 3 Görsel 4

mantar miseli yani tohum üretimi ve çoğaltma yöntemi

istiridye mantarı üretimi için size iyi bir strelize edilebilen ev ortamında nasıl tohum üretebiliriz bunu açıklamak isterim.
gereki malzemeler….
1-1 kg haşlanmış sogutulmuş suyundan tamamen arındırılmış buğday yada mikro dalga fırınında susuz yarım saat ısıtılmış buğday.
2- büyük süper market yada yöreye göre pazarlarda bulabilecegimiz (4-5 adeti bize yeterli) 100gr istiridye mantarı
3- 1 kavanoz saf su hazır 1 litreliği yada evlerimizde bulunan klimalarımızın suyunuda biriktirip kullanabiliriz iyi bir saf sudur.
4- aleminyum folyo
5- 1 adet eczanelerde bulunan enjektör (şırınga)
6- 6 adet konserve kavanozu ve kapakları
7- peyaz yağlı kağıt yada yağlı kaygan karton
8- bir adet kalın tarzda inşaat çivisi
9- biraz pamuk
10- yemek masalarında olan 1 adet yemek bıçağı yada bıçagın tersini kullanmak kaydıyla meyve bıçağıda olabilir.
11-eldiven (beyaz ameliyat eldivenleri ideal.başımıza saç v.s dökülmesine karşı galoş ve tertemiz bir elbise yada önlük tarzı giysi.

yapılış———-
öncelikle bu işi yapacagımız mutfak tezgahımızı çamaşır suyu ile dezenfekte edip havlu kagıt benzeri şeyle güzelce silip kurutun.
mantarlarımızı mümkün mertebe diplerine yakın yerlerde saplarını kesip mantarımızın şapkası yukarı kesik yeri yağlı kagıtımıza gelecek şekilde 4-5 adet kesip koyun.
2 gün bekleyin mantar sportları yada özü yağlı kağıtımıza dökülecek süzülecektir.bu öz yeterince aktıkdan sonra mantarları kaldırıp atın ve yağlı kağıtdaki mantar özünü yemek bıçagı ile ufak bir cam kaba alınız aleminyum folyo ile üstünü kapatın bunu buzdolabının (dondurucu olamayan )bir bölümünde 2 saat bekletin üremenin çogalması için bu önemli.daha sonra agzına aleminyum folyo sarılı saf suyumuza enjektörümüzle su alıp mantar özü bulunan cam kabımıza püskürtün unutmayın her yapacagımız tohumlama kavanozu için 1 enjektör su öze ekleyiniz.su ile mantar özünü iyce karıştırın yalnız bunu enjektörle suyu cekip püskürterek tekrar boşaltarak yapınız.herhangi bir yemek kaşık tahta v.s kesinlikle kullanmayınız.siterlize bir ortamı bozacak bir araç kullanmayın.
konserve kavanozlarımıza bugdaylarımızı koyalım üstleri 3-4 cm boşluk bırakacak şekilde doldurun .kapaklarının tam ortasına çivimizin yardımı ile havalandırma amaçlı birer delik açıp açılan deliği pamuk sokuşturun unutmayın koyacagınız pamuk gevşek olmalı ordan tohumlar az bir hava alımı yaparlar.daha sonra hazırladıgımız sport yani mantar özünden bir şırınga alın ve bu delikten ignesini sokun saga sola oynatarak.bunu kavanozdaki bugdayı üzerine ufak ufak püskürtün şırıngada kalanını kavanozun iç camına gelecek şekilde püskürtmeye devam edin ve işlemi bitiriniz.evett 15-20 gün kuluçka yayılma dönemi sabredildigi takdirde iyi bir sport tohumları elde edilmektedir.
uygulayacak arkadaşlara şimdiden başarılar..

1- nerede büyütebilirim—-
en iyi yerler evlerde bodrum sonra nemlenme olayı fazla olacagından banyo daha sonra balkondur.
2-yerdemi bulunduralım.—-
yerden en az 30-40 cm yukarda olmalı.mümkünse tavan yada üste monte olan demir boru cengel v.s aıslır böylece poşetin havada olması verim ve haşara açısından iyi olur.
3-besleyici madde v.s—–
mantar gelişimleri ve hijyen bakımından zirai ilaçlar mevcuttur.yalnız unutmayınki daha önceki makalemde  evde hobi tarzında mantar yetiştiriciligini tarif etmekte en basit ve en ilkel şekliyle yol gösterilmektedir.üretim verimliliği yada prosyonel bir tarzda ve çokça üretim için madi imkanlar gerekir.yoksa yapılan yatırım ve masrafa degmez..
4-sulamayı nasıl yapmalıyım—-
çiçek sular gibi sulama mantar yetiştiriciliginde yapılmaz.nemlendirme (fıs fıs )şeklinde yapmalı ekerken ve hasata yakın fısfıslama yöntemiyle nemlendirme yada sulama yapılır.kesiinlikle su birikecek şekilde yapılmaz..(cam sillerin fısfısları idealdir.) not:(kuluçka döneminde fısfıs yada nemlendirme yapılmaz.)
5-samandan arpa sapından v.s kompost:—–
bu kompost (mantarın gübresi ) kültür mantarı ve istiridye mantarı için kullanılır verimlidir fakat teknolojik imkanlar dahilinde yani kısacası elimizle kolay kolay yapılamıyacak bunu barındırma ve yapım aşaması makina araç gereç az anlıyanlar için yazıyorum (kompost hazırlık evresi için 15 gün çeşitli işlemlerden gecer bu işlemler yoruxu ve yer gerektiren evlerde yada şehirlerde yapımı kolay olmayan toknolojik makine gereksimi olan pastörüze ve buhar makineleri ı vs.gibi ) masraflı olup hobi üreticilerine tavsiye edilmez.
6 aydınlatma—-
ürün ekimini yapıb kuluçka dönemi bitene kadar aydınlatma kullanmayınız mantarın gelişiminde karanlık nem ve serinlik önemli bir etkendir.hasada yakın ve hasat zamanı aydınlatma kullanılır.
7 jiletle kesikleri hangi sıklıkta atmamız gerekiyor—-
bodrumda yapacaksanız beyaz poşet tercih ediniz kuluçka döneminde mantarların nerden fışkıracagını göreceksiniz oralara mantarlara zatar vermeden artı (+) şeklinde kesikler koyunuz.siyah poşet kullanıcılarına tavsiyem elmas seklinde poşete delikler açın.poşetin yanlarından 15-20 cm ara ile + şeklinde uygulayın.
bu uygulamayı yapacak tüm arkadaşlara başarılar diliyorum.

TERMİNALDE KÖPEKLERE YATAK HAZIRLANDI

Curitiba’daki bu otobüs terminalinin içinde şimdi Max, Pitoco ve Zoinho isminde üç sokak köpeği kalıyor. Otobüs terminalinde çalışanlar sokak köpeklerinin halini görünce onları içeriye davet etmişler. O günden beri köpekler geceleri burada uyumaya alışmışlar.

köpek-1Hayvanlar rahat uyuyabilsin diye eskimiş tekerleklerin içine yorgan ve battaniyeler serdiler. Her gün kaplarına mama ve su koymayı eksik etmediler. Aşağıdaki resme bakınca sakin evde uyuyormuş gibi görünmüyor mu?

köpek-2Her gece üç köpek sokaktan uyumak için terminale dönüyorlar.

köpek-3

Yerel bir politikacı, terminalde çalışanların yaptığını sosyal medyada paylaşınca hızla yayıldı.

Fabiane Rosa, “İnsanlar kadar hayvanların da rahat yaşamaya hakkı var. Tanrı hepimizi fark gözetmeksizin yarattı” dedi.

Çalışanların yaptığı harika hareketi bütün hayvanseverlerle paylaşmayı ihmal etmeyin.

Köpeğiyle Geçirdiği Son Günün Her Anını Kameraya Alan Acılı Sahibi Binlerce Kişiyi Ağlattı

hannah_feature

 

 

Köpeklerini veteriner kontrolünde ebedi uykuya yatırmak zorunda kalanlar bunun ne kadar acı bir karar olduğunu bilirler. Az sonra şahit olacağınıza fotoğrafları ilk gördüğümde gözyaşlarıma hâkim olamadım. Çünkü en yakın dostunuza veda etmek nedir bilirim.

Geçen aylarda Hannah isimli köpeğin sağlığı iyice kötüye gitmeye başladı. Böbreklerinin iflas etmesi sebebiyle aldığı ilaçlar köpeğin nöbet geçirmesine neden oluyordu. İlaçları almazsa da zar zor yürüyordu ve hatta merdivenlerden inerken hep düşüyordu.

Hannah’nın sahibi acı sona yaklaştıklarını bilse de o kararı almak çok zordu. Artık köpeğiyle geçireceği her saniye kıymetli olan kadın, köpeğinin son gününde eski dostuna hayatının en güzel gününü yaşatmaya karar verdi.

Hannah’ın sahibi son günlerinde yaptıkları her şeyin fotoğrafını çekti ve internette paylaştı. Görüntülemek için aşağıya bakabilirsiniz.

Gerçekten çok duygulandım.

Baltayı Bilemek

balta

Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş….

Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş, bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş…

Gün boyu ne dinleniyor ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Aksamları da arkadaşından bir kaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş.

İkinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş.

Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlamışlar…

Sonuç: İkinci adam çok daha fazla ağaç kesmiş.

Birinci adam öfkelenmiş:

– “Bu Nasıl olabilir? Ben daha çok çalıştım. Senden daha erken ise başladım, senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla ağaç kestin. Bu isin sırrı ne?”

İkinci adam yüzünde tebessümle yanıt vermiş:

– “Ortada bir sır yok. Sen durmaksızın çalışırken, ben arada bir dinlenip baltamı biliyordum. Keskin baltayla, daha az çabayla daha çok ağaç kesilir.“

Kendimizi geliştirmek, baltamızı bilemektir.

Kendimize zaman ayırıp, yaşamımızı objektif bir bakışla gözden geçirmektir.

Zayıf bulduğumuz alanlarımızı geliştirmek için caba göstermektir.

Bu, zihnimizin, ruhumuzun, karakterimizin güçlenmesi için olmazsa olmaz bir koşuldur.

Delhi’deki ünlü tapınakta Sokrat’ın su sözü yer alır:

“İnsan Kendini Tanı.”

Kendini tanımak, su anda olduğumuz noktayla olmak istediğimiz nokta arasındaki yoldur.

Kendini tanımak, kendimizi Nasıl gördüğümüz ile başkalarının bizi Nasıl gördüğü arasında fark olmaması anlamına gelir.

Bireysel ve is yaşamımızda başarılı, mutlu ve doyumlu olmak istiyorsak, baltamızı bilemek için kendimize zaman ayırmalıyız.

Unutmayın, unutturmayın…

 

“ALTIN KEMENÇE” ÖDÜLLLERİ SİZİ BEKLİYOR

19667550_10156177866997366_4374453526361288466_o

Sinemaya gönül vermiş profesyonel veya amatör ruhla çalışıp bir Uzun metrajlı Film, Kısa Film yada Belgesel çekmeyi başarmış olanlara bir müjdem var. Trabzon Uluslararası Film Festivali kabullere başladı. Yeni dinamik olan bu yapı içerinde sizde şansınızı deneyin. Kim bilir Trabzon’da “ALTIN KEMENÇE” ödüllerinden birini siz hava kaldırırsınız.

 

Ulusal Sinema sektörüne vereceği nakti ödül ile Türk sinemasın ileri seviyelere taşınmasında katkısı olacak olan ve bu yıl ilki yapılacak olan Trabzon Uluslararası Film Festivali (TUFFEST)’in yarışma bölümü için başvurular başladı.

 

16-26 Ağustos 2017 tarihleri arasında gençlik ve spor temasıyla bu yıl ilki düzenlenecek olan Trabzon Uluslararası Film Festivali (TUFFEST)’nin hazırlıkları sürüyor. Bu yıl ilki düzenlenecek olan festivalin bu yılki teması ‘spor ve gençlik’. Festivalde ulusal ve uluslararası film gösterimleri, ulusal ve uluslararası uzun metraj, Ulusal kısa metraj ve belgesel film yarışmaları, Uluslararası kısa metraj ve belgesel film seçkisi, dünya sinemasından film seçkisi gösterimleri, Yeşilçam film seçkisi gösterimleri sinema adına yer alacaktır.

 

Toplam nakdi ödül 200.000 TL olarak açıklandı.

 

Ödüller

 

Festivali düzenleyen iki kurum; İstanbul Trabzon Federasyonu (İTF) Başkanı Dursun Çağlayan ve Anadolu Eğitim Kültür ve İrfan Derneği (ANADER) Başkanı Asım Aykan bu yıl toplamda 200.000 TL nakdi ödül verileceğini ve seneye bu ödülün artacağını açıkladılar.

 

Ulusal Uzun metrajlı film yarışması ödülleri:

En iyi film ödülü: 100.000.TL

En iyi yönetmen ödülü: 20.000.TL

En iyi senaryo ödülü: 15.000.TL

En iyi müzik: 15.000.TL

 

Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması ödülleri:

En iyi film, En iyi yönetmen, En iyi senaryo, En iyi müzik dalında “Altın Kemençe” verilecektir.

 

Uluslararası Kısa Metrajlı Film Yarışması:

Birincilik ödülü:  18.000.TL

İkincilik ödülü: 7.500.TL

Üçüncülük ödülü: 5.000.TL

 

Uluslararası Belgesel Film Yarışması:

Birincilik ödülü:  18.000.TL

İkincilik ödülü: 7.500.TL

Üçüncülük ödülü: 5.000.TL

 

Jürinin seçeceği ve uygun göreceği kişilere Trabzon adına “Altın Kemençe vefa” ödülleri verecektir.

 

Seçici kurul isterse gerekçesini açıklayarak Karadeniz’e herhangi bir şekilde katkısı olmuş Karadenizli olmayan bir isme “Altın Kemençe Karadeniz’e Katkı” ödülü adıyla bir ödül verebilir.

 

Ayrıca Kısa Metraj Filmlere seçici kurul İstanbul Trabzon Federasyonu, ve Anadolu Eğitim Kültür Derneği adına birer adet özel ödül verebilecektir.

 

Yaşam boyu “Altın Kemençe Trabzon Uluslaraarsı Film festivali” ödülü bu sene Osman Şahin’e verilecektir.

 

 

Trabzon’un Film Festivali Var

 

Bu yıl ilki gerçekleşecek festivalin yarışmalı bölümleri, “Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması”, “Uluslararası Uzun Metrajlı Film Yarışması”, “Ulusal Kısa Metrajlı Film Yarışması” ” Uluslararası Kısa Metrajlı Film seçkisi” “‘Ulusal Belgesel Film Yarışması” ve “Uluslararası Belgesel Film seçkisi” için başvurular başladı.

 

Resmi internet sitesi, “www.tuffest.org”da yayımlanan yönetmeliklere göre 1. Uluslararası Trabzon Film Festivali’ne son başvuru tarihleri şöyle:
“Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, Ulusal Kısa Metrajlı Film Yarışması, Uluslararası Kısa Metrajlı Film seçkisi,  Ulusal Belgesel Film Yarışması, Uluslararası Belgesel Film seçkisi 5 Ağustos 2017 son başvuru tarihi.

 

 

KARADENİZ’DE GÜZEL ŞEYLER OLUYOR

16-26 Ağustos 2017 tarihleri arasında “Gençlik ve Spor” temasıyla bu yıl ilki düzenlenecek olan Trabzon Uluslararası Film Festivali (TUFFEST) gün sayıyor.

TUFFEST_Logo_15x8

İstanbul Trabzon Federasyonu (İTF) Başkanı Dursun Çağlayan ve Anadolu Eğitim Kültür ve İrfan Derneği (ANADER) Başkanı Asım Aykan‘ın cesaret edilemeyene cesaret edip sanat adına öncelikle Karadeniz’i bir Uluslararası Film festivaline kavuşturdukları için içten tebrik ediyorum.  sanat adına kendim adıma çok mutluyum.

 

Mavi Karadeniz’in Nadide İllerinden Samsun’un Şirin ilçesi Bafra’da 20-23 Temmuz 2017 tarihleri arasında kamp konaklamalı olarak düzenlenecek olan, “Uluslararası Kapıkaya Outdoor Extreme Festivali” de Karadeniz’de kendi alanında bir ilk olacak. Bafra Belediye Başkanı Zihni Şahin ve Bafra Hava Sporları ve Gençlik Kulübü Başkanı Burhan Apayadın‘ın özverili çalışmaları, ileri ön görüleri ile gerçekleşecek.

KAPIKAYA-max-px-

Karadeniz adına sevindirici olan bu iki festivalin Ülkemizin tanıtımı, şehirlerimizin, bölgemizin tanıtımını Uluslararası alanda başarı ile duyuracaktır.

 

Böylesine önemli Her iki festivalde beni Festival sözcüsü, Basın sözcüsü gibi önemli temsil noktasına getiren sevgili başkanlara şahsım adına teşekkür ederken, bu zorlu görevde beni yalnız bırakmayan başta Adil Elmas ve takım arkadaşlarıma da çok teşekkür ederim.

 

Festival sözcüsü, Basın sözcüsü olarak sevgili Ülkemizde yaşayan dostları 20-23 Temmuz 2017 tarihlerinde Samsun’un Bafra ilçesine, 16-26 Ağustos 2017 tarihleri arasında ise Trabzon’a bekliyorum/bekliyoruz. Sizleri aramızda görmek bizleri onurlandıracaktır.

 

Görüşmek üzere, Hoşça kalın.

 

Fedai Çakır

19 Haziran 2017, İstanbul

 

Not: geniş bilgi: Trabzon Uluslararası Film Festivali (TUFFEST) için www.tuffest.org, “Uluslararası Kapıkaya Outdoor Extreme Festivali” KapıkayaFest için www.kapikayafest.com ziyaret ediniz.

 

Tedavi Ettikleri Oklu Kirpiyi Doğaya Saldılar – Kirpi Eve Büyük Bir Sürprizle Döndü

tmg-article_tall

Spikey ismindeki bir oklu kirpi, Güney Afrika’nın Hoedspruit yakınlarında bir tuzağa yakalandı.

Çiftçilerden biri, bir hayvanın mahsullerini yediğini farketti ve tuzak kurdu. Oklu kirpi yakalayacağı aklına bile gelmezdi. Spikey henüz yavruydu. Tuzağı kuran çiftçi de eğer tedavi edilmezse oklu kirpinin fazla yaşamayacağının farkındaydı.

Oklu kirpiyi salmak yerine çiftçi hemen Daktari Bush School and Wildlife Orphanage yetkilileriyle temasa geçti.

oklu kirpi.1jpg

 

Daktari, Güney Afrika’da yaralanmış veya anneleri tarafından terkedilmiş hayvanlara yardımcı oluyor.  Ayrıca yerel halka, hayvanlara ve çevreye karşı duyarlı olmayı öğretiyorlar.

Ian ve Michele Merrifield de Daktari’de gönüllüydü ve Spikey’i sahiplenmeye karar verdi.

tmg-article_tall_(5)

Ian ve Michele daha önce hiç oklu kirpi beslememişlerdi. Oklu kirpiler hakkında daha fazla bilgi edinmek için kitap okumaya başladılar.

oklu kirpi

Başta Spikey’i biberonla beslediler. Bir süre sonra ise normal yiyecekler yemeye başladı. Yemek yemeye bayılıyordu!

oklu kirpi.2jpg

Spikey kısa sürede ünlü oldu. Genelde yemek yiyor ve uyuyordu. Ancak çocuklarla oynamayı da ihmal etmiyordu.

Spikey sarılmaya bayılıyordu. Sanki yavru köpek gibiydi. İnsanların kucağına oturmayı da çok seviyordu.

tmg-article_tall_(4)

Zaman geçti ve Spikey büyüdü. Oklu kirpiyi bir yıl besledikten sonra Ian ve Michelle, kirpiyi doğaya salmaya karar verdiler.

Doğaya salsalar da belli noktalara yemek koyarak Spikey’i beslemeye devam ettiler. Sık sık Spikey’i gözetliyorlardı ve durumu iyiydi.

Sonra hiç beklenmedik bir şey gerçekleşti. Spikey eve bir sürprizle döndü.

Spikey eve döndüğünde yanında yavrularını da getirmişti.

Ian, Michele ve stajyerler sürprize bayıldılar. Hepsi Spikey’nin erkek olduğunu sanıyordu.

tmg-article_tall_(8)

Ian ise Spikey’nin yavrularını onlara göstermek için geri döndüğünü düşünüyor.

Ian, The Dodo’ya “Spikey’i böyle mutlu görmek çok güzel. Artık bir ailesi de var. Sanki torunum olmuş gibi sevindim” dedi.

Yürekleri ısıtan bir hikâye. Spikey’nin artık kendi ailesi var. Umarız ki yavrularını, annesinin kendisini bıraktığı gibi bırakmaz.

Spikey’nin hikâyesi sizi de mutlu ettiyse paylaşın.

 

HOŞGÖRÜ OLMALI ELBETTE

CHP’li Başkan paylaştı… ‘Makiniste teşekkürler’

 

Bu haber başlığını okuduğumda farklı şeylerden dolayı başkanın teşekkür ettiğini düşündüm işin aslı tamı tamına şöyleymiş;

 

“İzmir’in Karşıyaka ilçesinde yol kenarına park eden minibüs sürücüsü, tramvay hattının kenarında namaz kılmaya başladı. Bu sırada sefer yapan tramvay hat üzerinde durdu ve makinist namazın tamamlanmasını bekledi. Görüntüler sosyal medyada hızla yayılırken, Karşıyaka Belediye Başkanı CHP’li Hüseyin Mutlu Akpınar da Twitter hesabından, “Makiniste teşekkürler” mesajını paylaştı.”

 

Ve başkan sosyal medya hesabından, “Her fırsatta dini siyasete alet edenlerin, İzmir ve Karşıyaka’nın hoşgörüsünden öğreneceği çok şey var. Makiniste teşekkürler..” mesajını yayınladı.

 

İzmirlilerin hoş görüsünden, İzmirlilerin insani yanlarından, din konusunda da laik düşünceye sahip olduklarından hiç kimsenin şüphesi yok olamazda.

 

Lakin;

 

Namaz vakitli kılınırsa doğru olacağı aşikardır, hoş görü dini olan Müslümanlık da  bir çok konuda yumuşak kurallara sahip olduğunu az çok din bilgisi olan herkes bilir. İşinden dolayı Namaz vaktini kaçırmak hiç de öyle katı kurallara sahip dini vecibe değildir.

 

Ben videoyu izledim gördüklerimi  aynen şu şekilde;

 

Kırmızı bir minibüs yolun sol şeridinde dörtlülerini yakmış ve bir adam tamda tramvay yolunun kenarında (tramvay geçmeye kalka adama yandan çarpabilir gibi)  namaz kılıyor.

 

Be adam bu kadar hoş görüşü bir dinin mensubu olarak, trafiği ve o trafikte yol alan insanların hayatını sol şeritte durarak tehlikeye atarsın (Birileri videodan yola çıkarak trafik çok az orada diyebilir ama bu gün onu yapan başka zamanda her yerde aynı şeyi yapabilir),  Tramvay yolunun kenarında bir şoför olarak en iyi senin bilmen gerekmez mi ki namaz kılacak başka yer yokmuş gibi orada kılarsın.

 

Bir insanın bunları yapabilmesi için ruhsal durumunun çok da iyi olmaması gerekiyor. Ruhsal durumu iyi olan bir insan her şeyden önce kendi hayatını ve başkasının hayatını tehlikeye atacak şekilde davranmaz. İlla ki bir yada bir kaç km sonra aracını güvenle park edebileceği ve  namazını kılabileceği bir yeşil alan bulabilir. Kaldı ki ülkemizde her yerde cami bulmak mümkün kavur ellerde değilsin ya.

 

CHP  ve CHP’de görev alan bazı vatandaşlarımız buna başkan da dahil Din konunda nasıl davranmaları gerektiğini hala bilemiyorlar maalesef. Bu olay hiçte hoş görü ile bakılacak bir olay değil, bu olay yolcu taşıyan o minibüs şoförünün taşıdığı yolcuların akıbeti içinde olsa psikoteknik testlerden geçirilip ehliyetinin devamına karar verilip verilmeyeceği bakılmalı.

 

Makinist; insan canına verdiği önemden ve görevi icabı beklemek zorundadır zaten.

 

Din ve İnanan insanlara karşı hoşgörü ve anlayışı elbette elden bırakmayacağız. Namaz kılan, oruç tutan ve inancından dolayı hiç kimseye saygısızlık elbette yapılamaz yapamazsınızda. Müslüman yada başka dine mensup olması da bunu değiştirmez.

 

Ama kendi hayatını ve başka insanların hayatını da tehlikeye atan, kaldı ki namaz vaktini kaçırınca telafi namazı ile vazifesini yerine getirebilecekken bunu yapana sırf namaz kılıyor diye de olayı başka yerlere çekmenin manası yoktur.

 

Sayın başkan da dini siyasete alet etmiştir hem de yanlış şekilde.

Namaz  kılan şoförün namazını da “Allah kabul etsin”

 

 

 

Fedai Çakır

1 Haziran 201, İstanbul

 

KORKMAYIN

Bir arkadaşım sosyal medya’da şu satırları paylaşmış; “Sokak hayvanlarını korumak için caba göstermeyin. İnsanı insanın zûlmünden koruyamadıktan sonra hepsi boş!..”

 

Belli ki arkadaşım da insanın insana reva gördüğü zulümden gına gelmiş.

 

Ülke’de yaşayan akıl baliğ olmuş her insanın psikolojisi bozulmuş durumda. Komşu ülkelerden fışkıran şiddet ülkemizde bitmek bilmeyen şiddet ile birleşince daha da artar oldu.

 

Kadın cinayetleri, çocuklara uygulanan şiddet, tecavüzler, uyduruk bahanelerle çatışan, birbirini vuran insanlar, trafikte sen bana yol vermedin kavgası sonu kötü olan durumlar, adalet sisteminin  yerle bir olduğu geçmişten günümüze adalet mağduru milyonlar ve önümüz ramazan sokakta niye sigara içtin, bir şey yedin diye dayak atılan kadınlar/erkeler.

 

Bir şekilde şiddetten nasibini alan insanlarız kısaca. Yada bir şekilde de adaletten mağdur olmuş adaletsizlikle karşı karşıya kalmış insanlarız.

 

Geçmişte de var idi günümüzde de var; anlayışsızlık, hoşgörüsüzlük, adaletsizlik. Ama hiç bu kadar korku ile yaşadığımızı bu topraklarda hatırlamıyorum, hiç bu kadar toplum olarak çaresiz ve kötü hissettiğimizi hatırlamıyorum.

 

“Gelen gideni aratır” ata sözü hiç bu kadar gerçek olmamıştı bu topraklarda…

 

Bir canlıyı sevmek ile başlar…. Hayatı; barış  ve huzur içinde yaşamanın yolu.

 

Mutfakta kendine yol bulup kırıntıları taşıyan karıncaları sevmekle, camın pervazına yuva yapmış bir çift kumru için pervazı kapatmayıp, cama yaklaşamayıp kumruların yavrularını büyütmesini beklemekle başlar sevgi, balkona koyduğunuz çiceklere her gün izleyip solmamsın diye bebek gibi bakmaktır sevgi.

 

Mahalleye girdiğinizde kuyruğunu sallayarak size koşan, başını eğerek size tam teslimiyet gösteren sokak köpeğini sevmektir, Bir kedinin sırnaşıp size kendisini sevdirmesidir yaşam/mutluluk.

 

 

Korkmayın; trafikte yüzünüze bağıran kendini kaybetmiş  görgüsüzden, korkmayın sokak hayvanlarına bir kap su mama verdiniz diye sizi tehdit eden sevgi yoksunu insanlardan, korkmayın sizi hapis edecekler diye düşünmekten, korkmayın kalabalıkta canlı canlı kendini birileri patlatacak diye. YAŞAYIN

 

Doğrudur bu coğrafya’da İnsanın insana acımadığı. Lakin bu coğrafya’da ada yaşamaktan korkmayın.

 

KORKMAYIN sevgi kazanacaktır.

 

 

Fedai Çakır

24 Mayıs 2017, İstanbul